Dünya Alzheimer Günü için Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Ebru BARÇIN ile
bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

 

   

Alzheimer hastalığı (AH) Nedir?

  Alzheimer hastalığı (AH), bellek, dil, görsel mekansal yetenekler gibi birden fazla kognitif alanda gelişen kayıp nedeniyle kişinin günlük yaşam aktivitelerini (alış-veriş, ulaşım, elektrikli aletlerin kullanımı, para işleri vb.) eskisi gibi sürdürememesine neden olan bir hastalıktır.

Kaç tip Alzheimer hastalığı (AH) görülür?


  AH’nin genetik ve sporadik formu vardır. Genetik formu daha erken yaşlarda (40-50) görülürken, sporadik formu 65 yaşından sonra görülür.
  Her yaşlıda AH gelişmesi beklenmemesine rağmen sıklığı yaşla birlikte artmaktadır. Dolayısıyla giderek artan yaşlı nüfus nedeniyle, hem hasta bakımının zorluğu hem de maliyetinin yüksekliği de göz önüne alındığında önemli bir sağlık problemi haline gelmiştir.

Alzheimer hastalığı (AH) evreleri nelerdir?


  Hastalığın erken, orta ve ileri evresi mevcuttur. Erken evrede yakın bellek kaybı (yeni olayları unutma gibi), depresyon, günlük işlevlerde hafif düzeyde kayıp görülürken orta evrenin en önemli bulgusu davranış bozukluklarıdır (hezeyan, halüsinasyon, uygunsuz davranışlar vb.). Hastalığın ileri evresinde maalesef birey kişisel bakımı da dahil olmak üzere tüm günlük işlerinde başkasının bakımına muhtaç, hatta yatağa bağımlı hale gelebilir. Bu nedenle hastalığın, hastanın bakımını üstlenen kişiler tarafından iyi anlaşılmış olması gereklidir. Bakıcılar hastaya nasıl davranılması gerektiği, ne tür zihinsel ve fiziksel aktiviteler yapılması gerektiği, mevcut davranış problemleri ile baş etme yöntemleri konusunda bilgilendirilmelidir.

Hastalığın Tedavisi Var mıdır?


  Eğer kür tedavi anlamında bakılırsa hastalığın henüz kesin bir tedavisi maalesef yok. Ancak erken ve düzenli tedavi alan hastalarda hastalığın seyrini yavaşlatmak mümkündür. Alzheimer hastalığı, aniden ortaya çıkan bir hastalık değildir. Mevcut tedaviler klinik olarak tanı koyduğumuz hastalar için yararlıdır. Oysa hastalığın preklinik (yani bellek ile ilgili yakınmaları olmasına rağmen henüz hasta günlük hayatında bağımsız iken) evresinde, Alzheimer hastalığının gelişmesini önleyecek bir tedavi mevcut değildir. Şu anda dünyanın her yerinde, Üniversitemiz hastanesinde de hastalığın gelişimini engellemeye yönelik çok merkezli çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmalara katılımın artması ve devamlılığının sağlanması halinde uzun zaman alacağını tahmin etsek de gelecekte tedavi geliştirilmesi konusunda umutluyuz.